Cuma, Temmuz 03, 2009

Kapak rengi kitabın önüne geçince




Milliyet'in hafta sonu ekinde Elif Şafak ile yapılan röportajı ve yazının başlığını gördüğümde inanamadım. Elif Şafak'ın Aşk isimli kitabının kapağı pembe renkli olduğu için erkek okuyucular otobüste, vapurda, metrobüste okuyamıyorlarmış. Kitabın kapağı pembe olduğu için erkek okuyucular başkalarının kendilerini ne sandıkları için ya da neden pembe kapak istemediklerini haberde bulamadık.

Haber okudukça daha da ilginç hale geliyordu. Bunun üzerine Doğan Kitap, müşterilerinden (okuyucu mu demeliydim acaba) gelen bu talepleri değerlendirip, kitabın gri kapaklı baskısını yapacağını açıklamış. Sanırım Türkiye'de ilk defa böyle bir şey oluyor. Benim yaşım yetmez, önceden bilen duyan varsa beni haberdar etsin lütfen.

Bu haber benim neden ilgimi çekti? Hem Türk Edebiyat'ı ile yakından ilgilenen, hem de işimiz gereği pazarlama ve iletişime bulaşmış olmamdan dolayı. Bu gelişme her ikisini de barındırdığı için kendimi tutamadım. Haberi okuyup bitirince edebiyat için üzüldüm. Kitabın renginin kitabın içindeki yazıdan, yazarın sözlerinden, kitapta anlattığı hikayenin ve dilinin özgünlüğünün önüne geçmiş olmasından dolayı üzüldüm açıkçası. Elif Şafak sevenler okumaya devam edebilirik ama ben kendisini hiç okumayı tercih etmeyenler arasındayım. Son tartışmalar ve Aşk üzerine yazılanları ise bolca okuma fırsatım oldu. Ben kitabı okumadığım için eleştiri yapma hakkınığı kendimde görmüyorum. Ancak yapanlardan bir iki satır aktarmak isterim.

Sözcükler Edebiyat Dergisi'nin Mart-Nisan 2009 tarihinde yayımlanan 18'inci sayısında Emin Özdemir'in kaleme aldığı "Türkçenin Havasını Solumak" başlıklı bir eleştiri yazısını mutlama okumanızı dilerim. Emin Özdemir Elif Şafak için şunları aktarıyor: "Elif Şafak'ı Türkçenin romancısı saymamamız gerekir; çünkü kendini Türkçeyle değil, İngilizceyle daha iyi anlatabiliyor. Bir kimse hangi dilde duyuyor, hangi dilde düşünüyorsa yapıtlarını, yazılarını hangi dilde yazıyorsa o dilin yazarı, o dilin ozanıdır. Ulusların değil, yazarların dilleri, ozanları vardır."

Doğan Kitap'tan bu kitabın çevreçiler için yeşil kapaklı, denizciler ve pilotlar için de mavi kapaklı olanını basmasını istesek acaba dileğimiz gerçek olur mu?

Cuma, Mayıs 29, 2009

Marka Gündemi Kelime Sayımı




Blog'ta en çok kullanılan kelimeler böyle çıktı.

Siz de yapmak isterseniz http://www.wordle.net adresine uğrayabilirsiniz.

Pazartesi, Mayıs 11, 2009

Sansüre karşı YAY Hareketi yayılıyor




Sansüre karşı içinizde ne varsa dökün, YAY Hareketi'ne katılın.

Özellikle sanal ortamdaki sansür uygulamalarından rahatsız olanları buluşturmak amacıyla doğan SansüreSansür, yeniden hareketleniyor! Daha önceki blog ve poster hareketlerinden sonra, şimdi de Yay! Hareketi’yle, konuyu gündeme taşımak ve kamuoyunun ilgisini sansüre çekmek için yola çıkıyor.

Bu doğrultuda, 11 Mayıs 2009′da yeni hareket başladı. Yeni hareketin video, poster, banner, sticker gibi çok yönlü ayaklarıyla, sansürün sadece sanal ortamda değil, gerçek hayatta da karşımıza çıkabileceğini vurgulaması amaçlanıyor.

Siz de yönetmen İlkay Kopan’ın hazırladığı videoları sitenizde yayınlayarak veya malzemelerimizi dağıtarak, çevrenize yayarak desteğinizi göstebilirsiniz.

Tabii bu malzemeleri astıktan sonra veya malzemelere bir yerlerde rastladığınızda, bir fotoğrafını çekip bize gönderirseniz, hareketimizin ne kadar yayıldığını www.sansuresansur.org adresinden hep beraber izleyebiliriz!

Yaşasın YAY'ma eylemimiz.




Pazar, Mayıs 10, 2009

www.istanbul.com'dan İstanbul Kitabı




Her daim sürprizlerle dolu İstanbul’un en güzel kareleri “Dün Bugün İstanbul” fotoğraf kitabında toplandı.

Tarihi boyunca üç imparatorluğa başkentlik etmiş, sahip olduğu hazineyi ziyaretçileri ile paylaşmış gizemli şehir İstanbul… Sirkeci Garı’ndan Sultanahmet Camii’ne, Haliç’ten Boğaz Köprü’sünün görkemine kadar birbirinden muhteşem fotoğraflarla anlatılan İstanbul’un tüm güzellikleri “Dün Bugün İstanbul” albümünde toplandı.1995 yılından bu yana İstanbul’un sanal kapılarını dünyaya açan www.istanbul.com ekibi “Dün Bugün İstanbul” albümü ile geleneksel ve modernin şaşırtıcı sentezini fotoğraflara taşıyor.

2010 Kültür Başkenti seçildiği günden bu yana çok özenli bir hazırlık sürecine giren İstanbul, www.istanbul.com’un çalışmaları ile kendini dünyaya tanıtıyor. Şehrin misafirlerini benzersiz güzelliklerle buluşturmayı amaçlayan bu çok özel fotoğraf albümünde, İstanbul’un geçmişten günümüze tüm yönleri yansıtılıyor.





Perşembe, Nisan 30, 2009

2009 Blog Ödülleri sonuçlandı


2009 Blog Ödülleri'nde sonuçlar belli oldu!

Oylama süreci 26 Nisan tamamlanan Blog Ödülleri'nde kazanan bloglar belli oldu.

Her kategoride ilk üçe giren blog sahipleri ödüllerini 2 Mayıs Cumartesi günü Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri‘nde düzenlenecek ödül töreninde alacak.

İşte 2009 Blog Ödülleri'nin kazananları:

Coca-Cola Aile Blogları Kategorisi
1. www.aliozdil.blogspot.com
2. www.babaolmak.com
3. www.savascocuklari.com

ntvmsnbc Haber-Gündem Blogları Kategorisi
1. www.yazburaya.com
2. www.turkiyevehayatadair.blogspot.com
3. www.kursatsenturk.com

Binrota Hobi Blogları Kategorisi
1. www.geziyorum.net
2. www.gezipgorduk.com
3. www.misssgibi.com

İş Dünyası Blogları Kategorisi
1. www.chatterboxtr.com
2. www.designyoursummer.blogspot.com
3. www.cingunlugu.com

Kadın Blogları Kategorisi

1. www.devletsah.com
2. www.yelizindunyasi.com
3. www.kadinlar.net

Letoonia Resorts Kişisel Bloglar Kategorisi
1. www.yicit.com
2. www.gurkankalkanweblog.blogspot.com
3. www.blogdevri.com

Efes Pilsen Kültür-Sanat Blogları Kategorisi
1. www.maddebagimlisi.com
2. www.gunesintamicinde.com
3. www.sanatlog.com

Peugeot Otomobil Blogları Kategorisi
1. www.carluvr.com
2. www.otomot.net
3. www.arabadelisi.blogspot.com

Project House Reklam-Pazarlama Blogları Kategorisi
1. www.hergunkampanya.com
2. www.elmaaltshift.com
3. www.kreativme.com

TTNET Teknoloji Blogları Kategorisi
1. www.yakuter.com
2. www.apostylee.com
3. www.ogren.tv

Ülker Spor Blogları Kategorisi
1. www.footballiswar.com
2. www.fenerlig.blogcu.com
3. www.eskrimaktuel.com

Topluluk Blogları Kategorisi
1. www.fasulyeden.com
2. www.bobiler.org
3. www.mtv.com.tr/anime

Tefal Yemek Blogları Kategorisi
1. www.tarifiyemek.com
2. www.nefisyemektarifleri.com
3. www.hafiftarif.com

Microsoft Windows Live Spaces Blogları Kategorisi
1. gamzetuysuz.spaces.live.com
2. leothemaster.spaces.live.com
3. elifingunlugu.spaces.live.com

Perşembe, Nisan 23, 2009

Düş müsün, gerçek mi yoksa...



Dünya'yı bir sosyal medya fırtınası kasıp kavruyor. Biz Türkler'de işi kıyısından köşesinden tutmaya çalışıyoruz. Öyle tabii ya biz biraz geriden takip ederken bazı şeyleri sanki bu alemde dünyadan pek de eksik kalır yanımız yokmuş gibi geliyor bu sefer.

Ancak burada yaşayan ve yazan arkadaşları anlamay çalışan bu sefer şirketler ve kurumlar. Bu insanların kendilerini var ettikleri bu sosyal medya kanallarına şirketler de girmeye çalışıyorlar. Bu kişilerin internet ortamında hem çevresindeki kişileri hem de yazdıklarını takip edenleri çok kolay ikna etme ve beğenileriyle yönlendirme, tavsiye durumu yarattıkları ortaya çıktı.



Küçük bir örnek son dönemde Facebook'tan sonra takip edeni ve üye sayısı hızla artan twitter'da ilginç bir durum yaşadı. Sertab Erener ve Demir Demirkan twitter'a üye olduktan sonra yeni web sitelirinin nasıl olması gerektiğini bu twitter içinde yaşayan insanlara sordular. Bu kişiler teknoloji ve tasarım gibi alanlarda bilgi sahibi oldukları aşikar. Ancak bu sorunun ardından ortalığı bunlar gerçek değil, fake hesaplar diye bir tartışma aldı. Bu tartışmalar sürerken en doğrusunu Sertab Erener yaptı ve bilgisayarının web cam'inden çektiği görüntülerle valla ben gerçeğim, fake değilim diye ıspat etmek zorunda kaldı.

Bu hareket twitter ve friendfeed dünyasında gençlerimiz tarafından alkış topladı ve snatçı büyük bir ilgi ve sempati kazandı. İşte size sosyal medyada varolmak isteyenlere case study olacak küçük bir örnek. Krize dönüşecek bir durumu kökünden ortadan kaldırmanın ve yangının üzerine su dökülmesi gerektiğini açıklayan bir durum.

Kıssadan hisse: Sosyal medyada varolmanın ilk kuralığı, olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol. Şeffaflık herşey, fake is nothing.

Pazar, Nisan 19, 2009

NEDEN?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı bir sergiden beğendiğim bazı çalışmaları paylaşmak istiyorum.